
|
|
*Haberler
|
|
|
genel haberler için tıkla
dünyadan haberler
spor haberleri
ekonomi haberleri
eğitim haberleri
piyasalarda bugün
şans oyunları sonuçları burda. tıkla.
Hangi meyve neye iyi gelir?
Sebze ve meyvelerin insan hayatında bir ilaç kadar önemli olduğunu belirten Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, günde yarım kilo sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini vurguluyor- Jay Kordich adlı Amerikalı, 1948 yılında mesane kanserine yakalandı... Hastalığın geldiği aşamayı gören doktorların “İyileşmesi mucize olur dediği Kordich, taze meyve - sebze suyu terapisini kullanarak hastalığını yendiReçetelerini Meyve ve Sebzelerin Gizli Güçleri adlı kitapta toplayan Jay Kordichin hastalıklar için önerdiği karışımlardan bazıları:
İncir: Bağırsakları çalıştırır, enerji verir. Cinsel güce yardımcıdır.
Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.
Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.
Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.
Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.
Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.
Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.
Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.
Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.
Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğunca tavsiye edilmiştir.
Karpuz: Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler.
Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.
Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.
Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.
Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.
Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.
Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır.
Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.
Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir.
Sarmısak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.
Ispanak: Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır.
BAŞ AĞRISINA KARŞI ELMA İLE KEREVİZ
Uykusuzluk: Havuç ve kereviz sapının suyunu karıştırın.
Sakinleştirici: Havuç ve lahana suyunu karıştırın.
Sindirimi kolaylaştırıcı: Karnabahar, havuç ve maydanoz suyu.
Yorgunluk: Tek başına havuç ya da elma, kereviz ve maydanozdan herhangi biriyle birlikte sıkılmış meyve suyu.
Grip: Bir bardak kızılcık suyu ya da elma + kızılcık, elma + üzüm + ananas suyu.
İktidarsızlık: Lahana, brokoli, kıvırcık yapraklı lahana suyu.
Sigara dumanı: Kereviz ya da çilek suyu.
Ezilme, çürüme: Portakal suyundaki bioflavonoid kan damarını ve kılcal damarları güçlendirir. Ezik ve çürükler daha çabuk iyileşir.
Kabızlık: Patates + havuç + elma + maydanoz suyu iyi bir tercihtir. En çok işe yarayan meyve suyu ise elma + armuttur.
Ağrıyan kemikler: Havuç, lahana ve maydanoz karışımının suyu.
Mide asidi: Havuç + salatalık + pancar suyu ya da havuç + lahana + kereviz suyu mideyi yatıştırmaya yardım eder.
Hemoroid: İçinde özellikle patates bulunan içecekler öneriliyor. Patates + havuç + elma + maydanoz suyu ya da patates + elma + armut suyu.
Boğaz ağrıları: Turp + limon.
Mide ülseri: Lahana ya da patates suyu.
Baş ağrısı: Elmayla birlikte karıştırılan kereviz suyu.
TÜKETİRKEN BUNLARA DİKKAT
Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, sebze ve meyvelerin insan hayatında bir ilaç kadar önemli olduğunu söyledi. Saraç, günde yarım kilo sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
Besin değerinin kaybolmaması için sebzeler az suyla, buharlı tencere veya toprak güveç kaplarında zeytinyağıyla pişirilmeli
Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar
Sebze ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir
Meyveleri tok karnına değil, aç karnına ya da yemekten 2 - 3 saat sonra tüketilin.
Karadeniz bodur meyve
bahçesine dönüşüyor
29 ortakla kurulan Samsun Meyvecilik A.Ş., başta Çarşamba ve Bafra ovası olmak üzere Karadeniz bölgesini "Bodur Meyve Bahçesi"ne dönüştürecek.
FAHRİ SARRAFOĞLU / SAMSUN
Mustafa Karabıyık, Karadeniz'i, "Bodur Meyve Bahçesi"ne dönüştürecek Samsun Meyvecilik A.Ş. (SAMMEY) girişiminin öncülerinden. 1990'dan beri Kare Mobilya isimli şirketiyle Samsun'da modüler mobilya üreten Mustafa Karabıyık, aslen Amasyalı ve meyveci bir aileden geliyor. Karabıyık, meyvecilikte gördüğü potansiyeli değerlendirmek üzere farklı alanlarda yatırımı olan 29 işadamını ikna ederek Samsun Meyvecilik A.Ş.'yi (SAMMEY) kurdu. 10 yılına giren SAMMEY sayesinde fındık, çay ve mısırıyla ünlenen Karadeniz adını meyve bahçelerinde de duyuracak.
MÜSİAD'dan manevi destek
3 yıl MÜSİAD Samsun Şube başkanlığını yürüten Karabayık, MÜSİAD'ın yayın organı Çerçeve Dergisi'nde yaptığı açıklamalarda projenin gerçekleşmesinde katkısının oldukça önemli olduğuna işaret ederek, "Çevremdeki insanları meyvecilik konusuna yatırım için teşvik ettim. Bu fikrime ilgi duyan 29 arkadaşla birlikte 1.5 trilyon sermayeli SAMMEY'in temelini attık." SAMMEY adına kiralanacak arazide bodur elma, armut, Japon eriği, nektari, şeftali ve kiraz yetiştirileceğini de ifade eden Karabıyık, üretilen ürünlerin tamamının ihraç edileceğini de vurgulayarak, şu anda pazarlama şirketinin de kurulmak üzere olduğunu ifade etti. Karabıyık şöyle konuştu: "Soğuk hava deposu olan entegre bir tesis yapacağız. Yani salça fabrikasından turşusuna, elma soğuk hava deposundan şoklamasına kadar tamamen entegre olacak."
|
|
|
|
*********************************************
Meyve bahçeleri beyaza büründü
Cemre Tarım A.Ş. 2006 yılında Samsun ve İlçelerinde 666 dönüm kapama bodur meyve bahçesi kurduğu bildirildi.
İdare merkezi Samsunun Terme İlçesinde bulunan Cemre Tarım A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Resül Şahin, Karadeniz bölgesinin tütün ve fındığa alternatif ürünün,bodur meyvecilik olduğunu söyledi. Şahin, Firma olarak, İtalyan Zanzi firması Türkiye Distribütörü Frutaş ile ortaklaşa yürüttüğümüz çalışmalar çercevesinde üreticilerimize Avrupa pazarlarına sorunsuz olarak ihracat edilebilen ve ekonomik girdisi yüksek olan Tarım Bakanlığı onaylı Başta Kiraz, Elma ve Armut fidanlarını ithalatını gerçekleştirerek Samsun bölgesini, Türkiyenin meyve bahçesi yapmayı hedefledik. Amacımız klasik ürünlerle kendi geçimini sağlamakta zorlanan, yöre çiftçimizin ekonomik değeri yüksek ürünlere yönlendirerek, Büyük şehirlere göçü önleyerek, topraklarını terk etmemelerini sağlamayı hedefledik diye konuşan Resül Şahin, 2006 yılında Samsunun Terme,Çarşamba, Vezirköprü ve Bafra ilçelerinde toplam 666 dönüm Kapama Bodur meyve Bahçesi oluşturduklarını, yaklaşık 3 ay önce başladıkları fidan dikimlerinin sona erdiğini, erkenci çeşit olan fidanların mevsim itibarıyla dikimi yapılan bahçelerin çiçek açarak beyaza büründüğünü, üreticilerin bu yıl ilk meyvelerini alabileceklerini böylece tüketen değil üreten birey olmanın sevincini yaşayacaklarını söyledi
|
|
*********************************************
KARADENİZ BÖLGESİ BODUR MEYVECİLİĞE YÖNELİYOR
CEMRE TARIM VE FRUTAŞ İŞBİRLİĞİ İLE KARADENİZ BÖLGESİNDE DAĞTAŞ MEYVE BAHÇESİ OLACAK
Bodur Meyve Fidanı üretiminde Türkiyenin önde gelen firmalarında biri olan ve Adanada faaliyet gösteren FRUTAŞ firması ile CEMRE Tarımın işbirliği ile Karadeniz bölgesinde Dağ taş Meyve bahçesi olacağını söyleyen Resul Şahin,Bir tarım ülkesi olan Türkiye tarım sektöründe yeniden yapılanarak gelişmiş ülkelerle ciddi anlamda rekabet potansiyeli oluşturabilir. Zira; 1,878,689 dekar ekilebilir, tarım arazileri modern ve milli tarım politikalarıyla çiftçilerimizin refah seviyesi yükseltilebileceği gibi ülke ekonomisine de,
büyük katkılar sağlanabilir. Ne yazık ki; bugün işlenen arazı toplam olarak 881,481 dekardır. Bu arazilerin %12 de ancak meyve yetiştirilmektedir. Halbuki Türkiye konumu itibarıyla Avrupanın meyve bahçesi olma potansiyeline sahiptir. Modern meyve üreticiliğine acilen geçilmelidir. Bundan da anlaşılması gereken BODUR MEYVECILIKTIR. Bodur meyvecilikte verimlilik 4-5 katına yükseltilmiş ve giderler en aza indirilmiştir. Avrupa meyvecilikte bodur meyve bahçesi modelini enaz 30 yıl önceden başlatmıştır. Bodur meyvecilik ülkemizde ancak birkaç özel teşebbüs tarafından teşvik edilmektedir. Bunların önde gelenlerinden biride Frutaş'dır.160 yıllık birikimi olan İtalyan ZANZİ firması ile sertifikalı bodur meyve fidanları üreten frutaş 8 yıllık çalışmaları neticesinde diktiği bodur meyve bahçeleri ile ülke ekonomisine ve çiftçilerimize büyük kattı sağlamıştırdedi.
Kızılırmak ve Yeşilırmak ovasının bodur meyvecilik için çok önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Şahin, Bu potansiyeli hayata geçirmek için CEMRE TARIM - FRUTAŞ işbirliği ile önemli bir misyonu üslenmiş ve bölgemizde 40'ın üstünde kapama bodur meyve bahçeleri kurmuştur. Cemre Tarım fidan satışları ile birlikte porejelendirme,fidan dikimi, zirai mücadelede ve bitki besleme konularında teknik destek hizmetlerini de vermektedir. Fidan dikimi gerçekleştikten sonra bakım ve budama gibi teknik konularda hizmetlerimiz devam etmektedir. İleriki aşamada tesis ettiği bahçelerin ürünlerinin değerlendirilmesi hususun dada çalışmalar yapmaktadır. Bodur meyveciliğin bölgemizde tanıtılması yaygınlaştırması firmanın önemli hedeflerindendir. Çünkü yatırımın geriye dönüşü fidanların dikiminden sonra 1-2 yıl içinde gerçekleşmektedir. 1 dönüm birim alanından reel anlamda 7 ton kaliteli elma alınmaktadır. Halbuki klasik meyve bahçelerinde dönüme 2-3 ton ürün ancak alınabilmektedir İhracat kalitesi yüksek olan bu ürünler bahçesinde 1 YTL'den alıcı bulabilmektedir. Karadeniz Bölge bayisi olan CEMRE TARIM 2003 yılında samsun terme ilçesinde kurulmuş pilot bölge seçtiği samsun ve çevresine aynı sene 35 bin fidan dikmiştir. 2005 yılına gelindiğinde firma alt bayii ağlarını kurmuş ve çiftçilere yerinde hizmet ve teknik servis anlayışını gerçekleştirmiştir şeklinde konuştu.
*******************************************
06 06 06 07:06
Tarım İl Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği kursları bitiren kursiyerlere sertifikaları verildi. Vali Nusret Miroğlu, meyvecilik ve arıcılık kursunda yetişenlerin bilinçli üretim yapacaklarını belirterek, üreticinin organik tarıma geçmesi gerektiğini söyledi.
Tarım İl Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği kursları bitiren kursiyerlere sertifikaları verildi. Törende konuşan Vali Nusret Miroğlu, üreticinin bilinçlenerek organik tarıma yönelmesi gerektiğini ifade etti.
Tarım İl Müdürlüğünde düzenlenen törende kursiyerler adına konuşan İbrahim Yıldırımlı, kurslara katılan kursiyerlerin bir çoğunun bodur ve klasik meyve bahçeleri ile bağlarının olduğunu ifade etti. Bu bağ ve meyve bahçelerinde bir türlü istedikleri verimi elde edemedikleri için bu tür kursların açılmasını istediklerini ifade eden Yıldırımlı, “Biz bu işi öğrenmek ve pratikte uygulayıp gelirimizi yükseltmek istiyorduk. Bunun için Halk Eğitim Müdürlüğü'ne başvurup kurs istedik. Bizimle beraber birçok kişi de başvurdu. Sonuçta Tarım il Müdürlüğü tarafından 65 saat kurs verildi. Bu kursta çok önemli bilgiler öğrendik. Bundan sonra öğrendiklerimizin kendimize ve çevremize yararlı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Tarım İl Müdürü Erdinç Yazıcı, çalışmaları arasında çiftçi eğitim faaliyetlerinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, şunları söyledi:
“Üretimi yapan ve bu işle geçinen insanların tarımsal gelirlerini arttırmalarının yollarından en önemlisi, onlara modern tarım tekniklerini teorik ve pratik olarak öğretmek ve eğitmektir. Kurslarımız Edirne Valiliği Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile müşterek olarak yapılmaktadır. Bu kurslarda amaç kırsal kesimde yaşayan dar gelirli insanlarımızın, birim alandan daha yüksek verim elde edip gelirlerini arttırmaları, modern tarım tekniklerini öğrenmeleri ve yeni iş sahalarının yaratılmasıdır. Kurslarımız sadece meyvecilik ve arıcılık ile sınırlı değildir. Bunların yanında biçerdöver operatörü yetiştirme, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, mantar yetiştiriciliği ve benzeri konularda da uzun süreli kurslar verilmektedir. Bu kurslarımız sadece çiftçilerimize değil, sonraki hayatlarına daha iyi hazırlanabilmeleri için mahkumlara ve askerlere de verilmektedir.
İlimiz çiftçisinin modern tarım tekniklerini ve alternatif gelir getirici faaliyetleri öğrenme ve uygulama isteği, son 4 yılda giderek artmıştır. Kursları bitiren çiftçilerimiz, kursta öğrendiklerini hayata geçirdiklerinde ve yeni bir üretim dalına başladıklarında, daha bilimsel ve teknik bir tarım yaparak en az girdiyle en fazla ve kaliteli ürünün nasıl elde edeceklerini öğrenip kursa katılmayan çiftçilere oranla ne kadar başarılı olduklarını görmek, verilen bu eğitimlerden kaynaklanmaktadır. Çiftçilerimizin bilinçli bir tarım yaparak verimlerini arttırdıkları ve diğer çiftçilere de örnek oldukları için büyük bir haz duymaktayız.”
Nusret Miroğlu ise beslenmenin çok önemli olduğunu, Valilik olarak gıda güvenliği ile ilgili ciddi çalışmalar yürüttüklerini ve Edirne'de artık organik tarıma geçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi.
“Tarım İl Müdürlüğümüz vatandaşın sağlıklı gıda alması için çalışmalar yapıyor. Bu konuda en önemlisi işi baştan sağlam tutmaktır. Bu yüzden en iyi meyve, sebze ve bal nasıl alınır bu konuda iyi bilgi vermek gerekir. İşte burada kursiyerlerimiz aldıkları eğitim ile bundan sonra eğitimli ve bilinçli şekilde ne yapılması gerekiyorsa yapacaklar. Bizlerin de doğru beslenmeyi ve sağlıklı beslenmeyi öğrenmemiz gerek. Şimdi ben para kazanayım da kim ne yaparsa yapsın diye bir düşünce asla olmamalı. Edirne'de organik tarıma başlanması gerekiyor.”
Konuşmaların ardından, 50 kursiyere meyvecilik ve arıcılık kursu bitirme sertifikaları verildi.
********************************************
Sertifikalı tohumluk kullanımının yetersiz olduğu bazı türlerin desteklenmesine ilişkin esaslar belirlendi.
Bu yıl, yazlık ekim ve dikim için sertifikalı tohumluk kullanan çiftçilerin, 7 Temmuz'a kadar başvurması gerekiyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ilgili tebliği, resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Tebliğe göre, yurt içinde üretilen sertifikalı buğday, arpa, tritikale, yulaf, çavdar, çeltik, nohut, kuru fasulye, mercimek, susam, yer fıstığı, kolza, aspir ve patates tohumluklarını sadece mahsul elde etmek amacıyla kullanan çiftçilere destek verilecek.
Ayrıca, en az 5 dekar bodur ve yarı bodur meyve fidanları, en az 10 dekar asma fidanları ve en az 3 dekar çilek fidesi ile bahçe tesis eden çiftçiler de, sertifikalı tohumluk desteğinden yararlanacak.
Yazlık ekim/dikimde sertifikalı tohumluk kullanan çiftçiler için başvuru tarihi 7 Temmuz'da sona eriyor.
*********************************************
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı Ulrike Hauer, ana tarım ürünlerinin fiyatlarının düşmemesi halinde AB'ye tam üyelik gerçekleştiğinde Türk çiftçisinin bir fiyat şoku yaşayacağını söyledi.
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, Adana’da 'Türk tarımı ve kırsal alanlar için perspektifler' başlıklı uluslararası konferans düzenledi. Seyhan Oteli'nde gerçekleşen konferansa, Türkiye Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı Ulrike Hauer, Tarım Bakanlığı Müşaviri Veli Bostancı, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Genel Direktörü Marta Garcia Fidalgo, Tarımdan Sorumlu Genel Direktör
Nuno Miguel Vicente, Tarım Direktörü Kerstin Rosenow ve Macaristan Tarım Odası'ndan Balazs Hamar konuşmacı olarak katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Ulrike Hauer, Türk insanının geleneksel pazar ve fiyat yöntemleri nedeniyle tarımdan düşük oranda getiri elde ettiğini söyledi. Konuşmasında, Türkiye'nin AB'ye üyeliği gerçekleştirdiğinde malların serbest dolaşımı sistemine dahil olacağını vurgulayan Ulrike Hauer, bunun hem Türk hem de AB çiftçileri için rekabet doğuracağını ifade etti.
Türkiye'de özellikle ana tarım ürünlerinin fiyatlarının AB'deki fiyatların çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Hauer, "Şu anda AB’nin tüketici sayısı 550 milyon. Tarım ürünleri de dahil tüm mallar, bu pazarda serbestçe dolaşıyor. Tam üyelik gerçekleştiğinde, Türkiye tek bir pazarın parçası olacak. Bu Türk çiftçileri için ihracat fırsatı olmakla birlikte, rekabet ortamını da beraberinde getirecektir. Türkiye'de ana tarım ürünlerinin yüksek olan fiyatları, tam üyeliğe kadar yavaş yavaş azalmak zorunda. Aksi halde üyelik gerçekleştiğinde bir fiyat şoku yaşanır. Ancak, öte yandan sübvansiyonların hükümet tarafından Türkiye'de yeniden ortaya konması, bu konudaki çabaya ters düşüyor" diye konuştu.
Türkiye'nin tarımda yapması gereken reformların, kırsal alanda istihdam sorununun çözülmesi, gıda güvenliği ve tarım faaliyetlerinin çevreye olan etkisi başlıkları altında toplandığını kaydeden Ulrike Hauer, bunların da sivil toplum örgütleri, çiftçi kuruluşları ve çiftçilerin kendilerinin çabasıyla çözülebileceğini bildirdi.
Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Genel Direktörü Marta Garcia Fidalgo da Türkiye’nin ilerleme sürecini değerlendirdi. Fidalgo konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye, bugüne kadar demokratik toplumlarda görülebilecek en temel reformları gerçekleştirme başarısı göstermiştir. Bu yüzden tebrik edilmesi gerekir. Pek çok şey başarılmıştır ama daha yapılacak çok şey de vardır. Ne ekonomik alanda, ne de reformlarda durağanlığa yer olamaz. Bu iki alandan başka Türkiye’nin aynı zamanda da tüm Avrupa Birliği yasal düzeni yani müktesebatını da uygulamaya başlamasıdır. Tarımdan çevreye, sosyal politikalardan tüketicileri korumaya kadar uzanan bir liste var. Müzakereler Türkiye için uzun ve zorlu bir yol. Ama bir yere varmak kadar, bu yolda atılan adımlar da çok önemli. Bir yerde AB'ye tam entegre olabilecek bir Türkiye’nin reformları ve tüm bunlarla gelen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Kamu kurumları, özel kuruluşlar, üreticiler, tüketicileri de kapsayan bütün reformların istisnasız biçimde doğru
yönde ilirlemesi gerekmektedir.”
Toplantıda daha sonra söz alan Avrupa Komisyonu yetkililerinden oluşan konuşmacılar, 'Ortak Tarım Politikasının Tanıtımı', 'AB'ye Katılımın Tarım Sektörü Üzerindeki Etkileri' ve 'Katılım Öncesi Destek Araçları' başlıkları altında katılımcıları bilgilendirdiler.
********************************************
TBMM Yaş Sebze, Meyve ve Kesme Çiçek ile Narenciye Üretimindeki ve İhracatındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırma komisyonuna bilgi vermek üzere davet edilen Yönetim Kurulu Başkanımız Yavuz Taner “Ülkemizde modern meyveciliğin gelişmesindeki sorunlara çözüm getirilmediği takdirde yakın bir zamanda kendi fiyatlarımızın çok daha altında meyve ithalatı yapmak zorunda kalacağız” dedi.
3 Mayıs 2006 Çarşamba günü TBMM’inde Araştırma Komisyonuna power point sunu eşliğinde Dünya’daki ve Türkiye’deki meyveciliğin mevcut durumu, Alara Tarım ve Alara Fidan’ın bu kapsamda neler yaptığını, ve bu çalışmaların ülkemize nasıl adapte edilmesi gerektiği konusunda yaklaşık 1,5 saatlik bir sunum yaptı. Taner “Ülkemiz iklim ve iş gücü bakımından elinde bulunan büyük avantajı çok iyi kullanmalıdır. Dış pazarın talep ettiği meyve çeşitlerini ülkemizde yaygınlaştırabilmemiz için anaç ve fidan ithalatında yaşanan bazı sıkıntılara çözüm getirilmelidir. Bir fidanı ithal edip, bunun yaygınlaştırılması için 5 yıl bir süre gerekmektedir. Bu fidanın çoğaltılıp dağıtılması halinde 10 yıllık gibi bir zaman kaybına neden olmaktadır. Bu da bizim dış pazardaki hareket alanımızı daraltmaktadır. Ülkemizde yetişen çeşitleri güncellemediğimiz takdirde yakın bir zamanda biz de ithalatçı durumuna düşeceğiz” dedi.
Mersin Ak Parti Milletvekili Ali Er başkanlığında kurulan Araştırma Komisyonu 16 üyeden oluşmaktadır. Ayrıca komisyon bünyesinde çeşitli bakanlıklardan uzmanlar da bulunmaktadır.
|
|
|
|
|