|
Meyvecilik
Sert Çekirdekli Meyveler
ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Üretim miktarı bakımından sert çekirdekli meyveler içerisinde kayısı ve şeftaliden sonra 3. sırada yer alan eriklere ait, ülkemizde beş farklı tür olmasına karşın, bunlardan 3 tür ticari bakımdan önemlidir.
1- Avrupa grubu erikler: Genelde oval (yumurta) şeklinde meyveleri olan bu tür, ülkemizde erik üretim miktarında en fazla orana sahiptir. Sofralık tüketimin yanı sıra kurutmalık, meyve suyu, reçel, marmelat, konserve şeklinde işlemeye de uygundur.
2- Japon grubu erikler: Çin kökenli olan bu türe ait erikler kalp yada yuvarlak şeklindedir. Meyve tane iriliği Avrupa grubu eriklere göre daha fazla olan bu tür, haziran-eylül dönemini kapsayan geniş bir periyotta olgunlaşır. Yalnızca taze tüketim amacı ile üretilir. Son yılarda tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda bu türe ait çeşitlerin üretimi hızla artmaktadır.
3- Yeşil erikler (Can erikleri): Bu tür, diğer erik türleri için anaç olarak kullanıldığı gibi, meyveleri gerek yeşil olum, gerekse yeme olumu devrelerinde sofralık olarak değerlendirilir.
İKLİM İSTEKLERİ
Farklı erik türlerinin iklim istekleri birbirinden oldukça farklıdır. Can erikleri ılıman, Avrupa grubu erikler soğuk ılıman, Japon grubu erikler ise kışları çok sert geçmeyen ılıman ve sıcak ılıman iklimlerde en uygun şekilde yetişir. Diğer meyve türlerinde olduğu gibi, erik ağaçlarının kış döneminde üşüme istekleri + 7 0C ‘nin altındaki toplam saat olarak farklı erik türlerine göre değişmektedir. Can eriklerinde bu süre, toplam 600 - 800, Japon eriklerinde 700 - 1000, Avrupa eriklerinde 800-1200 saat arasında değişmektedir.
Japon grubu ve Can grubu erikler, Avrupa grubu eriklere göre 3-4 hafta erken çiçeklendikleri için Akdeniz Ege, güney Marmara Bölgeleri dışındaki bölgelerde sık, sık ilkbahar geç donlarına maruz kalırlar. Özellikle küçük meyveler dona çok hassas olup -1,1 ile -0,6 0C ’de zararlanmaktadır.
TOPRAK İSTEKLERİ
Erikler toprak istekleri bakımından orta derecede seçicidirler. Saçak köklü olduklarından, derinliği az olan topraklarda yetiştirilebilmektedirler. Can erikleri fakir, drenajı iyi olmayan, kireç oranı fazla olan topraklarda da iyi sonuç verebilir. Japon grubu erikler, diğer erik türlerine göre daha fazla seçicidirler. Bu gruba giren erikler derin, bitki besin maddelerince zengin topraklarda yetiştirilmelidirler. İyi drene edilmemiş, ağır topraklarda erikler, diğer sert çekirdekli meyve türlerine göre daha iyi sonuç verirler. Erikler pH’sı 6,5-7,2 arasında olan topraklarda kolaylıkla yetiştirilebilmektedir.
BAHÇE KURMA
Bahçe tesis edilmeden önce özellikle bahçede su birikiminin önlenmesi için, mutlaka drenajın ve toprak tesviyesinin yapılması, ayrıca yabancı ot mücadelesinin ya herbisitlerle ya da derin sürümlerle yapılması zorunludur. Sulama amacı ile damla sulama sistemi kurulacaksa, dikimden önce bu sistemin de kurulması gerekmektedir. Yapılan araştırmalar, işletmelerin karlı olabilmesi için ideal bahçe büyüklüğünün 40-50 dekardan az olmaması gerektiğini ortaya çıkartmıştır.
Kurulacak erik bahçelerinde kullanılacak çeşitlerin kendine uyuşmaz olması halinde, mutlaka dölleyici çeşidin belirli oranlarda bahçede bulundurulmasına özen gösterilmelidir. Dölleyici çeşidin oranı % 10 dan % 50’ ye kadar oranlarda değişebilir. İlkbahar geç donlarının görüldüğü bölgelerde kurulacak bahçelerde, ağaçlarda erken uyanmanın önüne geçilmesi amacı ile, bahçe yeri seçiminde kuzeye bakan yamaçlar tercih edilmelidir. Kışı ılık geçen bölgelerde ağaçların dikimi sonbaharda, diğer bölgelerde ise ilkbaharda dikim yapılması gerekmektedir.
Dikim aralığı: Kapama erik bahçelerinde kare ve üçgen dikim şekli uygundur. Kullanılan anaca göre dikimde uygulanacak sıra üzeri ve sıralar arası mesafeler 6x6m, 6x5m, 5x4 m şeklinde olabilir. Eğer bahçemizin sahip olduğu toprak, bitki besin maddelerince çok zenginse ağaçlara verilecek aralık ve mesafeler geniş tutulmalıdır.
Fidan dikimi : Fidan dikimi için 60x60 cm boyutlarında çukurların açılması uygundur. Çukur derinliği 50 cm’den az olmamalıdır. Dikimden önce fidanlarda kök budaması yapılması gereklidir. Fazla uzamış, kırık, yada kıvrık kökler kesilir. Yan dallar da 2-3 göz üzerinden budanır. Fidan dikimlerinde dikim tahtası kullanılmalıdır. Dikimde fidan aşı noktası dikim tahtasının 2-3 cm üzerinde olacak şekilde tutulmalıdır. Dikimde çukurun üstünden çıkan toprakla yanmış ahır gübresi karıştırılarak, çukurun yarısına kadar doldurularak bir kümbet oluşturulur. Fidan kökleri serbest kalacak şekilde bu kümbete oturtulur. Çukurun dibinden çıkan toprak, üst kısma konarak sıkıştırılır. Fidanın aşı noktasının toprak altında kalmamasına özen gösterilir. Ayrıca toprak yeterli rutubete sahip olsa dahi, can suyu verilmesine özen gösterilmelidir. Dikimden sonra ağacın kuvvetli rüzgarlardan zararlanmaması için, hakim rüzgarın estiği yönde ağaca 15-20 cm mesafede herek dikilir ve esnek bir materyalle, ağaca sekiz şeklinde bağlanır.
Dikimden sonra fidanın tepesinin 70- 80 cm’ den kesilmesi ağaçta bir bodurluk sağlamaktadır. Böylece ağacın dikine değil de yayvan büyümesi sağlanmış olur.
YILLIK BAKIM İŞLERİ
Toprak İşleme: Son yılarda meyvecilikte ileri gitmiş ülkelerde meyve bahçelerde sıra aralarının sürülmesi yerine otlu bırakıldığı, sıra üzerindeki otların ise, ağaç ile bitki besin maddesi rekabetine girmemesi için ya herbisitlerle yok edildiği, ya da çapa makinası ile çapalanarak yok edildiği görülmektedir. Bu şekilde bahçe toprağının sıkışması önlendiği gibi bahçede işçilerle alet ve ekipmanların daha kolay çalıştığı, meyilli arazilerde erozyonla toprak kaybının önlendiği, ayrıca sürümlerin azaltılmasından dolayı mekanizasyon masrafının da azaltıldığı görülmektedir.
Eğer bahçede sürüm uygulaması tercih edilmişse bir sonbahar, 2 sefer de ilkbahar aylarında olmak üzere üç sefer sürüm uygulanabilir. Erikler yüzlek köklü oldukları için, derin sürümlerden kaçınılmalıdır.
Sulama: Erikler saçak köklü oldukları için, yağış durumuna bağlı olarak 8- 12 günde bir sulanmalıdır. Sulamada son yıllarda damla sulama yöntemi tercih edilmektedir. Ayrıca mini spring, çanak, karık, tava yöntemleri tercih edilebilir. Can erikleri, diğer eriklerine göre kurağa daha dayanıklıdırlar. Yetersiz sulama, ağacın gelişiminin zayıf olmasına, yeterli ürün alınamamasına ve ürün kalitesinin düşük olmasına neden olur. Özellikle meyve büyüme döneminde düzenli sulama çok önemlidir.
Anaç kullanımı: Hemen tüm meyve türlerinin yetiştiriciliğinde anaç kullanımı zorunludur. Anaçlar üzerine aşılanan çeşidin gelişimi, hastalık ve zararlılara dayanımı, verimi, meyve kalitesi, erkenciliği ya da geççiliği, kurağa ve dona dayanımı, kirece ve tuzluluğa dayanımı, taban suyuna dayanım üzerine ve bitki besin maddelerinin topraktan alımına etki etmektedirler.
Erik Anaçları: Eriklerde en yaygın olarak, çöğür anaçları kullanılmaktadır. Çöğür anacı olarak, Can eriklerinin yabani formları (Myrobalan) anaçlarının tercih edilmesi uygundur. Eriklerde klon anaçları kullanımı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bunlardan en önemlileri, Myrobalan 29 C, Myrobalan B, Myrobalan GF31, Marianna 2624, Marianna GF8-1, Saint Julien A, Saint Julien 655/2, Pixy ve şeftali badem melezi olan GF 677 anaçlarıdır. Son yıllarda erik şeftali melezi Citation anacı bulunmuştur. Myrobalan ve Mariana anaçları kuvvetli gelişen anaçlardır. Bunlar ağır toprak şartlarına iyi adapte olmaktadırlar. Saint Julien anaçları orta kuvvette gelişen anaçlardır. Daha çok yağışlı bölgeler için önerilmektedirler. GF 677 anacı çok kuvvetli gelişir. Kirece dayanımı iyidir. Pixy zayıf gelişen bir anaçtır.
Gübreleme: Diğer meyve türlerinde olduğu gibi, erik bahçesi tesisinden önce bahçenin bitki besin maddesi düzeyinin yaptırılacak toprak analizi ile belirlenerek, gerekli gübrelemenin yapılması zorunludur. Bahçenin ilk tesisinden itibaren, dekara 2-3 ton yanmış ahır gübresi 2-3 yılda bir düzenli olarak verilmelidir. Böylelikle toprağın organik maddece zenginleşmesi sağlanacağı gibi, toprak yapısı da hafifletilmiş olur.
Bahçede uygulanacak gübreleme, erik ağaçlarından 15 temmuzdan ağustos ayı başına kadar olan dönemde alınacak yaprak örnekleri ile, hasattan sonra alınacak toprak örneklerinin bitki besin maddeleri içerikleri yönünden yapılacak analizlerinde elde edilecek sonuçlara göre yapılmalıdır.
Budama: Erik ağaçlarına verilecek terbiye sistemi, türlere göre değişmektedir. Genelde Avrupa grubu eriklerde modifiye lider (değişik doruk dallı), yayvan büyüme eğiliminde olan Can ve Japon eriklerinde goble sistemi uygulanabilir. Dikimden sonra 3 yıl içerisinde verilecek terbiye sistemi tamamlanmalıdır. Modifiye lider terbiye sistemi, bir lider ve onun etrafında sıralanmış ve geniş açı verilmiş 3- 4 daldan oluşan bir terbiye sistemidir. Farklı erik çeşitleri, değişik büyüme eğilimindedir. Eğer ağaç dikine büyüme eğiliminde ise, sürgünler dışa bakan göz üzerinden budanarak, ağaç yayvan büyümeye zorlanmalıdır. Japon eriklerinin diğer eriklere göre, daha kuvvetli budanması gerekir. 4. yıldan itibaren budama daha hafif yapılır. Şekil budaması tamamlanmış ağaçlarda sık, kuru ve dikine büyüyen dalların çıkartılması şeklinde budama yapılır. Böylelikle ağacın iç kısımlarına ışık geçişi sağlanmış olur. Yapılacak budamalarla ağacın tepe yüksekliğinin 3-4 m’de tutulması sağlanmalıdır. 5-6 yıllık meyve dalları (buket dallar) budanarak, yeni meyve dallarının oluşumu teşvik edilmelidir.
Meyve seyreltme: Meyve seyreltmesi ile ağaçtaki meyve sayısı düşürülmekle birlikte, toplam kilo olarak elde edilen meyve miktarında önemli bir azalma olmamaktadır. Seyreltme ile pazarın isteklerine uygun irilikte meyve elde edileceği gibi, ağacın fazla yükünün hafifletilmesi ile dalların kırılmasına da engel olunur. Can ve Avrupa grubu eriklerde elle ya da kimyasallarla meyve seyreltmesi önerilmemektedir. Can eriklerinde kademeli hasat, kısmi bir seyreltme yerine geçmektedir. Avrupa grubu eriklerde özellikle kurutma amacı ile yetiştirilen çeşitlerde eğer ağaç aşırı yüklü ise, ağacın silkelenmesi ile bir seyretme yapılabilir. Japon Grubu eriklerde ise, istenilen meyve büyüklüğünün elde edilebilmesi için meyve seyretme zorunludur. Tam çiçeklenmeden 60-70 gün sonra, elle seyreltme yapılması gereklidir. Erkenci çeşitlerde mayıs ortalarında, geççi çeşitlerde ise haziran ortalarında meyve seyreltmesi yapılabilir. Ancak yıldan yıla bu tarihlerde değişiklik olabilir. Kimyasallarla seyreltme konusunda yapılan araştırmalardan henüz kesin bir sonuç alınamamıştır. Seyreltme ile çiftli, yaralı, küçük ve bozuk şekilli meyveler kopartılır.
ERİK ÇEŞİTLERİ:
Avrupa grubu erikler
Mevcut erik üretimin önemli bir kısmı bu türe ait çeşitlerle yapılmaktadır. Bu türe ait çeşitlerden bazıları kendine verimli, bazıları kısmen verimli, ya da tamamen verimlidir. Kendine uyuşmaz çeşitlerle bahçe kurulurken, mutlaka dölleyici bulundurulmalıdır. Sofralık olarak taze tüketim için kullanıldığı gibi konservelik, kurutmalık ve reçel olarak da değerlendirilmektedir. Meyveleri uzun, yumurta şeklinde, söbü ya da hafif yuvarlaktır. Meyve kabuğu sarı, mor veya kırmızı, meyve eti sarımtırak veya yeşilimtırak, meyveler tatlı, sulu olup, meyve eti çekirdekten kolay ayrılır. Bu türe ait önemli çeşitler aşağıya çıkartılmıştır.
Giant: R.C. Violet çeşidinden bir hafta sonra olgunlaşır. Meyve yumurta şeklinde boyunlu, ortalama ağırlığı 55-60 gramdır. Meyve dış kabuk rengi koyu kırmızı, mor renklidir. Meyve ve eti sarı, sulu, gevrek, tatlı, kendine verimli, sofralık tüketime uygun bir çeşittir.
D’agen: R.C. Violet çeşidinden bir hafta sonra olgunlaşır, kendine verimlidir. Meyve yumurta şeklinde boyunlu, ortalama ağırlığı 35–40 gramdır. Kabuk rengi koyu kırmızı, mor renkte, meyve eti sarı, orta sulu, yumuşaktır. Çekirdek serbest olup, kuru madde oranının yüksek olmasından dolayı, dünyada kurutmalık olarak en fazla kullanılan çeşit durumundadır.
R.C. Violet: Ağustos ayının ilk haftasında olgunlaşan sofralık tüketime uygun bir çeşittir. Meyve yuvarlak, karın kısmından az basık, ortalama meyve ağırlığı 45- 50 gramdır. Kabuk rengi sarı zemin üzerine koyu kırmızı üzerine mor renklidir. Meyve eti sarı, bol sulu, az lifli, gevrek, tatlı, suludur. Dölleyici olarak Stanley ve Giant çeşitleri kullanılabilir.
R.C. Verte: Violet çeşidi ile aynı zamanda olgunlaşır. Meyve ortalama ağırlığı 50 gramdır. Kabuk rengi yeşil zemin üzerine sarı renkte, meyve eti sarı, orta sulu, az lifli, lezzetli ve çekirdek ete bağlıdır. Kendine uyuşmaz, dölleyici olarak, Stanley ve Giant çeşitleri önerilmektedir. Sofralık olarak değerlendirilir.
Karagöynük: Ağustos ayının ilk haftası olgunlaşır. Meyve yumurta şeklinde, ortalama ağırlığı 23 gramdır. Meyve kabuğu orta kalın, etten kolayca ayrılabilir. Dış kabuk mor renkte, düz ve mat, çok mumludur. Meyve eti sarı, az sulu, lifli, çekirdek ete bağlıdır. Kurutmalık bir çeşittir.
Stanley: Ülkemizde en yaygın yetiştirilen erik çeşitlerindendir. Ağustos ayının son haftasında olgunlaşır. Meyve uzun, yumurta şeklinde, boyunlu ortalama ağılığı 55-60 gramdır. Kabuk rengi koyu mor, çok mumlu, meyve eti sarı, sulu lifli, gevrek, tatlıdır. Sofralık olarak tüketildiği gibi, kurutulmalık ve sanayilik olarak da değerlendirilebilir. Kendine verimli olduğu gibi, bir çok çeşidin de dölleyicisidir.
President: Ağustos sonu eylül başında olgunlaşır. Meyve ortalama ağırlığı 45-50 gramdır. Meyve yuvarlak, kabuk rengi bordo, kırmızı, sap çukur alanı geniş, karın çizgisi belirgindir. Bu çeşide dölleyici olarak Stanley çeşidi kullanılır. Bir ay kadar depolanmaya uygundur. Son yıllarda bu çeşidin üretimi giderek yaygınlaşmaktadır.
Sugar: Temmuz sonunda olgunlaşır. Meyve yumurta şeklinde, ortalama ağırlığı 45 gramdır. Kabuk kırmızı, mor renkli, meyve eti koyu sarı, sulu ve aromalıdır. Çekirdek ete yapışıktır. Sofralık ve kurutmalık olarak değerlendirilebilir. Kendine verimlidir.
Firenze- 90 Son yıllarda İtalya’da ıslah edilmiş yeni çeşitlerdendir. Ağustos ayının ilk haftası olgunlaşır. Dölleyici olarak President ve Sugar çeşitleri kullanılabilir, Meyve tane ağırlığı 60-65 gramdır. Meyve şekli yuvarlak, yanlardan hafif basıktır.
Japon grubu erikler
Dünya taze erik ticaretinde en önemli yere sahip grup olup, bu türe giren eriklerin albenilerinin iyi olması, meyve tane ağırlıklarının yüksek olması nedeniyle, yetiştiriciliği giderek yaygınlaşmaktadır. Bu türe ait çeşitlerde meyveler 60-70 mm çapında, yuvarlak oval, çekirdek etten zor ayrılır.
Santa Rosa: Japon grubu erikler içerisinde eski çeşitlerden olmasına rağmen, hala önemini kaybetmemiştir. Diğer pek çok Japon grubu erik çeşidi için de dölleyici olarak kullanılır. Temmuz ayının ortalarında olgunlaşır. Meyve yuvarlak, tane ağırlığı ortalama 60-65 gramdır. Meyve kabuk rengi morumsu kırmızı, meyve eti sarı, sulu, gevrek dokulu çekirdek küçük ve ete bağlıdır. Kendine kısmen verimlidir.
Laroda: Ağustos ayı ortalarında olgunlaşır. Meyve kalp şeklinde meyve ağırlığı 50-60 gramdır. Dış kabuk sarı zemin üzerine mor renkte ve sarı beneklidir. Meyve eti gevrek sulu aromalı ve turuncu renklidir.
Formoza: Temmuz ayının ortalarında olgunlaşır. Meyve 60-70 gram ağırlığındadır. Meyve yuvarlak konik, kabuk üst rengi morumsu kırmızıdır. Meyve eti sarı, sulu ince dokuludur. Çekirdek ete bağlıdır. Tozlayıcı olarak Santa Rosa, Beauty ve Wickson kullanılabilir
Red Heart: Temmuz ortalarında olgunlaşır. Meyve ortalama ağırlığı 55–57 gramdır. Meyve kalp şeklinde, sap çukuru yüzeysel, karın çizgisi belirgindir. Meyve kabuğu sarımsı yeşil, üst renk soluk bordo üzerine sarı beneklidir. Meyve eti kırmızı, lifli ince dokulu, gevrek tatlı, hafif aromalıdır.
Climax: Temmuz ayının ortalarında olgunlaşır. Meyve yumurta şeklinde kabuk kırmızı üzeri sarı benekli, kalın ete yapışıktır. Meyve eti sarı yumuşak, sulu, aromalı, çekirdek ete yarı bağlıdır. Kendine kısmen verimlidir. Verim artışı için Santa Rosa ve Wickson çeşitleri dölleyici olarak kullanılabilir.
Angelona: Eylül ortalarında hasat olumuna gelir. Et dokusunun sert olması nedeniyle depolamaya uygundur. Yayvan taç oluşturur. Ortalama meyve ağırlığı 60-65 gramdır. Meyve dış kabuk rengi koyu mor-siyahtır. Meyve şekli yuvarlak, yanlardan basıktır. Dölleyicileri Friar, Black Diamont, Ozark Premier’ dir.
Friar: Japon grubu eriklerin birçoğunu döller. Kendine kısmen verimlidir. Ağaçları dikine büyüme eğilimindedir. Ağustosun ilk haftası olgunlaşır. Meyve yuvarlak 70-75 gram ağırlığındadır. Meyve dış kabuğu siyah renklidir. Meyve eti sarı–amber renklidir. Et dokusu sert olan bu çeşidin pazar değeri yüksektir. Kendine kısmen verimli olan bu çeşit, aynı zamanda birçok Japon grubu erik çeşidi içinde dölleyici olarak kullanılır.
Yukarda sayılan bu çeşitlerin dışında, son yılarda geliştirilmiş olan ve Dünya erik pazarında önemli yere sahip olan bazı çeşitler de ülkemizde deneme aşamasındadır. Bu çeşitlerden bazıları; Black Diamont, Black Amber, Black Gold, Fortune, October Sun, Autumn Giant, Black Beauty Original Sun, Obilnaja gibi çeşitlerdir. Ege ve Akdeniz Bölgelerine önerilen bu çeşitlerle bahçe kurulurken mutlaka dölleyici çeşidin de yer alması zorunludur.
CAN GRUBU ERİKLER
Meyveler genelde yeşil olarak tüketilmektedir. Yeşil olarak tüketilecek meyveler tam çiçeklenmeden 60-70 gün sonra hasat edilmeye başlar. Bu gruba giren önemli çeşitler aşağıya çıkartılmıştır.
Papaz: Meyveler iri, yuvarlak, sap çukuru hafif basık, meyve boyu 30 mm, ortalama meyve ağırlığı 18 gramdır. Kabuk koyu yeşil, olgunlukta açık yeşil, güneş gören kısım kırmızımtıraktır. Et rengi yeşil, meyve gevrek ve suludur, çekirdek ete bağlı ve orta iriliktedir.
Can: Orta iri, uzunca, yuvarlak, sap kısmı hafif basık, yeşil olumda meyve ağırlığı 15-16 gram, tam olumda ise 25 gram civarındadır. Kabuk sarımtırak yeşildir. Meyve eti sarı, gevrektir, papaz eriğinden bir hafta sonra olgunlaşır.
Havran (Bekiroğlu): Yeşil erik olarak iri, yuvarlakça, ağırlık 17-20 gram civarında, kısa saplı, kabuk açık yeşil, olgun meyvede sarıdır. Çekirdek ete yapışık ve çok küçüktür. Mayhoş olması nedeniyle, Papaz çeşidinden 10-15 gün sonra hasat edilmesi daha uygundur.
Aynalı: Kırmızı olum döneminde haziran ortasında hasat edilir. Olgun meyve yuvarlak, ortalama ağırlığı 35-40 gramdır. Kabuk düz parlak sarı zemin üzerine kırmızı renklidir. Meyve eti gevrek, sulu mayhoş, çekirdek ete yapışıktır.
KİRAZ-VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ
Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi, kiraz ve vişnenin de anavatanı sınırları içerisindedir. Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölge kirazın, İstanbul ile Hazar denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu dağları ise vişnenin anavatanı olarak bilinmektedir. Hatta vişnenin botanikteki latince adı prunus cerasus, bugünkü Giresun’un eski adı olan Kerasus’tan geldiği tahmin edilmektedir.
Kiraz ve vişnenin Avrupa ve diğer kıtalara yayılması, tohumlarının kuşlar, diğer hayvanlar ve göçmenler tarafından taşınmalarıyla olmuştur.
Ülkemizde hemen hemen her bölgemizde kiraz ve vişne yetiştiriciliği yapılmakta olup, üretilen kirazın hemen hepsi taze halde tüketilmektedir. Özellikle son yıllarda dış ülkelere kiraz ve vişne satımında artışlar görülmektedir. Üretilen vişne ise, derin dondurma, kurutma, meyve suyu, konserve ve reçel yapımı şeklinde değerlendirilmekte ve dış ülkelere özellikle dondurulmuş halde ihraç edilmektedir.
Kiraz üretimi 1999 yılı verilerine göre 250.000 ton, vişne ise 125 000 tondur. Kiraz üretimi ülkemizin Orta Anadolu ve Göller Bölgesi, İç Ege ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Türkiye kiraz üretiminin yaklaşık %57.2’ini 9 il vermektedir. En önemli üretim merkezleri arasında %8.6, 8.5 ve 8.5 ile sırasıyla Kocaeli, Manisa ve İzmir gelmektedir. Türkiye özellikle son yıllarda kiraz ihracatının tamamına yakın kısmını AB ülkelerine gerçekleştirmektedir. Dünyada diğer önemli kiraz ihracatçısı ülkelerle rekabet edebilen ve Avrupa'da "Türk Kirazı" imajını yaratan ülkemiz, 0900 Ziraat çeşidi ile Avrupa pazarlarında kendisinden söz ettirmeyi başarmıştır. Taze kiraz ihracatında yaşanan en önemli sorun, 0900 Ziraat çeşidinden istenilen kalite ve miktarda ürün bulamama olarak dile getirilmektedir.
Bu haliyle Türkiye, dünyada kirazda ikinci sırada ve vişnede dördüncü sırada bulunmaktadır. Kiraz ve vişne üretim toplamı olarak Türkiye, Avrupa topluluğuna dahil 12 ülkenin toplam kiraz-vişne üretiminin yıllara göre %30-35’ine sahiptir.
Kiraz, ılıman iklim meyve türleri içerisinde meyvelerini en erken olgunlaştıran bir türdür. Bu, kirazın doğasında var olan üstün bir özelliğidir. Vişne ise, çok çeşitli değerlendirme özelliklerine sahiptir. Bu yönleriyle her iki türde de gerek üretim gerekse pazarlama yönünden herhangi bir tıkanıklık düşünülmez.
Kirazlar 5-6 yaşında verime geçerler, tam ve ekonomik olarak verime yatmaları 10-12 yıl alır. Her ne kadar yüzyıl yaşasalar da, ekonomik ömürleri 25-30 yıldır. Vişnenin ekonomik ömrü ise 15-20 yıldır.
Uzun vadeli, pahalı bir yatırım olan kiraz-vişne yetiştiriciliğinde başlangıçta hata yapmamak için, aşağıdaki önemli noktaları göz önünde bulundurmak gerekir.
DÖLLENME
Döllenme, kiraz yetiştiriciliğinin en önemli konusudur. Dünyada mevcut 1.500 civarındaki kiraz çeşidinde (X) ışınlanması yoluyla elde edilmiş birkaç tanesi dışındaki hepsi, mutlak kendine kısırdır. Yani kendi kendini tozladığı zaman, bir kiraz çeşidinden alınan meyve oranı genellikle %0’dır. Dolaysıyla tek çeşitten kurulmuş kiraz bahçelerinden meyve alınamaz veya nadir olarak %1-2 alınabilir. Halbuki, ekonomik bir kiraz yetiştiriciliği için, 100 çiçeğin en az 25-40’ı meyveye dönüşmelidir. Hatta bu oran 40’tan fazla olursa daha iyi olur. Bunun içinde bahçe planlarında birbirlerini iyi dölleyebilen kirazlar göz önüne alınmalıdır. Bunun yanında çeşitlerin çiçeklenme zamanları da birbirine uymalı, birbirlerini dölleyecek olan çeşitler arasında 2 sıradan fazla uzak mesafe olmamalı ve bahçede döllenmeyi yapacak yeteri sayıda arı olmalıdır. 30-40 dekarlık bahçe için 15.000-20.000 arı yeterlidir.
Kiraz yetiştiriciliği yapılan diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de bahçe planlamasında, birbirlerini en iyi dölleyen çeşitler belirlenmiştir.
Kirazlarda, birbirilerini döllemeyen çeşitler bir grup meydana getirirler. Buna “uyuşmazlık grubu” denir. Döllenme olabilmesi için ele alınan çeşitlerin aynı uyuşmazlık grubundan olmaması ve ayrı grupta olması gerekir ve bu çeşitler aynı zamanda çiçeklenmelidirler.
Böylece, Türkiye’de yetiştiriciliği tavsiye edilen 24 kiraz çeşidinin en iyi dölleyicileri belirlenmiştir. Örneğin, yetiştiricilerimizin Napolyon dedikleri 0900 Ziraat çeşidinin en iyi dölleyicileri Lambert, Stark’s Gold (sarı kiraz), Merton late ve Bigarreau Gaucher çeşitleridir. Fakat Karabodur kirazının dölleyicileri Van, Merton late, Bigarreau Gaucher, Edirne ve Merton Bigarreau çeşitleridir.
Yetiştiriciliği tavsiye edilen kiraz çeşitleri için uygun dölleyici çeşitleri, önem sırasına göre aşağıda belirtilmiştir. Bu belirlemede, isimleri tekrarlamamak için, çeşitlere verilen numaralardan yararlanılmıştır (Koyu yazılan çeşitler “Universal Donor” olup, kendileriyle aynı zamanda çiçek açan tüm çeşitleri dölleyebilmektedirler).
1. Edirne : 6, 9, 11, 12, 15, 18, 19, 23
2. Turfanda : 3, 7, 11
3. Early Burlat : 2, 7, 11
4. Starking Hardy Giant : 6, 10, 11
5. Durona di Cesena : 6, 11, 15
6. Vista : 1, 4, 5, 10, 12, 13, 14, 17, 24
7. Merton Premier : 2, 3, 11, 12, 13, 14
8. Larian : 10, 12, 13
9. Merton Bigarreau : 1, 15, 18, 19, 22, 23
10. Berryessa : 4, 6, 12, 13, 14
11. Noir de Guben : 1, 2, 3, 4, 5, 7, 12, 13, 17, 24
12. Van : 1, 6, 7, 10, 11, 13, 14, 22
13. Bing : 6, 7, 10, 11, 12
14. Bigarreau Napoleon : 6, 7, 10, 11, 127
15. Bigarreau Gaucher : 1, 5, 9, 16, 17, 18, 19, 22, 23
16. Noble : 9, 15, 19, 22, 23
17. Bella di pistoia : 6, 11, 15
18. Karabodur : 1, 9, 12, 15, 23
19. Merton Marvel : 1, 9, 16, 23
20. Karagevrek : 6, 15
21. 0900 Ziraat : 15, 22,23, Stark’s Gold
22. Lambert : 9, 12, 15, 21, 23
23. Merton late : 1, 9, 15, 18, 19, 22
24. Stella : Kendine verimlidir
Tavsiye edilen 2 vişne çeşidi olan “Montmorency” ve “Kütahya”da döllenme sorunu olmayıp, kullanılacak ikinci bir çeşit verimi daha çok artırır.
Kirazlarda döllenme, hasat ve pazarlama kolaylıkları için; bahçede erken’den geç’e doğru olacak şekilde en az 4-5 çeşit, hatta en iyisi de 7-8 çeşit dikilmelidir.
Örneğin aşağıdaki bir kiraz bahçesi düzeni çok uygundur.
Early Burlat : X X X X X X X X X X
Vista : X X X X X X X X X X
Merton Premier : X X X X X X X X X X
Noir de Guben : X X X X X X X X X X
Van : X X X X X X X X X X
Bigarreau Gaucher : X X X X X X X X X X
Merton Mervel : X X X X X X X X X X
0900 Ziraat : X X X X X X X X X X
Bir çeşidin yeri tavsiye edilen diğer bir çeşitle değiştirilerek bu bahçe örnekleri arttırılabilir.
İKLİM
İklim faktörlerinden en önemlisi sıcaklık olup, kirazlar gerek düşük gerek yüksek olsun aşırı sıcaklara dayanamazlar. Kirazlar yazları serin geçen yerleri severler. Kiraz ve vişnelerin odunları çok düşük sıcaklıklara dayandığı halde, açmış çiçekler -2°C’de donarlar.
Çiçeklenmeye yakın dönemdeki yağışlar, döllenmeye engel olduğundan ve olgunlaşmaya yakın dönemdeki yağışlarda meyve çatlaması yaptıklarından zararlıdırlar.
İyi bir ürün almak için, kiraz ve vişneler kışın yeteri kadar üşümelidir. Bu ihtiyacı giderilmeyince tomurcuk silkmesi yapar ve düzensiz çiçeklenirler.
YER VE YÖNEY
Doğal drenajı iyi, donlardan ari ve kuzey rüzgarlarına kapalı olan yerler kiraz-vişne yetiştiriciliği için uygundur. Sulanabildiği taktirde doğal drenaja sahip olduğundan, meyilli yerler bu bakımdan daha uygundur. Ancak böyle yerlerdeki erozyon sorunu toprak işleme ile, toprağın verimliliği ise gübreleme yoluyla giderilebilir.
TOPRAK
Drenajı iyi yapılmış, çok verimli, havalanmaya elverişli ve yaz ayları devamınca sulanabilen topraklar, kiraz ve vişne yetiştiriciliğine çok uygundur. Böyle topraklarda ağaçlar zamklanmaz ve sağlıklı olur, meyveler kaliteli ve iri olur. Ağır, havalanmayan topraklarda ağaçlar zayıf gelişir, zamklanma yaparlar ve meyvelerin yenen kısmı azalır.
ANAÇLAR
Kiraz ve vişnelere anaç olarak, ülkemizde daha çok yabani kiraz (kuş kirazı) ile İdris kullanılmaktadır. Verimli, derin, rutubetli ve drenajı iyi yapılmış taban arazilerde yabani kiraz kullanılmalıdır. Fakir, kireçli ve sulama imkanı daha az olan meyilli arazilerde ise İdris anacı tercih edilmelidir. Zorunluluk olmadıkça, kiraz-vişne çeşitleri için daima yabani kiraz anacı tercih edilmelidir.
Ancak, son yıllarda değişik üllkelerde geliştirilmiş olan GiselA 5, GiselA 6, MaXMa 14, Weiroot 158, Tabel, Mahalep SL 64 ve Mazzard F 12/1 gibi ve yarı-bodur, bodur olarak tanımlanan klon anaçları da ülkemize getirtilerek değişik bölgelerde deneme ve üretim imkanları araştırmaları devam etmektedir. Bunlardan kireçli topraklar için SL 64 ve diğer topraklar için ise Gisel A 5 ve GiselA 6 ile MaxMa 14 ümit var görülmektedir.
ÇEŞİTLER
Yetiştiriciliği tavsiye edilen kiraz çeşitleri ve özellikleri, olgunlaşma sırasına göre aşağıda belirtilmiştir.
Edirne: Çok erkenci, meyvesi yuvarlak, orta iri ve 3.28 gram ağırlığında, kahverengimsi-şarabi renkte, orta sert, az lifli, orta kalitededir. Ağaçları verimli olup, %10 oranında meyve çatlaması yapar.
Turfanda: Çok erkenci, meyvesi kalp şeklinde, orta iri ve 3.72 gram ağırlığında, morumsu-şarabi renkte, orta sert, orta sulu, lifli, orta kalitededir. Ağaçları çok verimli olup %7 oranında meyve çatlaması yapar.
Early Burlat: Çok erkenci çeşitlerin en kalitelisi olup, meyvesi yuvarlak-yassı, iri ve 6.38 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkte, sert, çok sulu, ince yapılı, çok kalitelidir. Ağaçlar çok verimli olup, %25 oranında meyve çatlaması yapar. Bu bakımdan olgunluğa yakın dönemde yağış almayan bölgelerde önerilir.
Starking Hardy Giant: Erkenci, meyvesi kalp şekline yakın, iri 5.62 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkte, çok sert, sulu, çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %9 oranında meyve çatlaması yapar.
Durona di Cesena: Erkenci, meyvesi yuvarlakça-kalp şeklinde, iri 6.1 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkte, sert sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %9 oranında meyve çatlaması yapar.
Vista: Erkenci, meyvesi geniş kalp şeklinde, iri, 6.31 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkte, sert, sulu, ince yapılı ve iyi kalitelidir. Ağaçları verimli olup, hiç meyve çatlaması yapmaz. Kendisiyle aynı zamanda çiçek açan bütün kirazları döller.
Merton Premier: Orta mevsim, meyvesi kalp şeklinde, iri, 5.27 gram ağırlığında, koyu kırmızı-mor renkli, orta sert, sulu, ince yapılı ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, hiç meyve çatlaması yapmaz.
Merton Bigarrau: Orta mevsim, meyvesi yuvarlakça kalp şeklinde, iri, 6.99 ağırlığında, parlak koyu kırmızımsı-kahverenkli, sert gevrek, sulu, çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup %1 oranında meyve çatlaması yapar.
Larian: Orta mevsim, yuvarlak-kalp şeklinde, iri, 6.68 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkte, orta sert-sert, orta sulu, ince yapılı ve çok iyi kalitelidir. Ağaçları orta-çok verimli olup, hiç meyve çatlaması yapmaz.
Berryessa: Orta mevsim, meyvesi kalp şeklinde, iri, 6.84 gram ağırlığında, parlak siyaha yakın koyu kırmızı renkli, orta sert, sulu, orta lifli ve kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %2 oranında meyve çatlaması yapar.
Noir de Guben: Geç mevsim, meyvesi yuvarlak şekilli, iri, 5.65 gram ağırlığında, koyu kırmızıya çalan kahverengi, hemen hemen siyah renkli, sert-çok sert, gevrek ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %6 oranında meyve çatlaması yapar.
Stella: Geç mevsim, meyvesi fıçı şeklinde, çok iri, 7.2 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkli, çok sert, gevrek ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli ve %9 oranında meyve çatlaması yapar. Şu anda Ülkemizde üretimi önerilen kendine verimli olarak bilinen tek çeşittir.
Van: Geç mevsim, meyvesi yuvarlak-kalp şeklinde, çok iri, 7.91 gram ağırlığında, oldukça çok parlak kırmızı renkte, çok sert, gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %9 oranında meyve çatlaması yapar.
Bing: Geç mevsim, meyvesi kalp şeklinde, çok iri, 7.28 gram ağırlığında, orta parlak, şarabi-koyu kırmızı renkli, sert, gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %16 oranında meyve çatlaması yapar. Bu bakımdan, olgunluğa yakın dönemde yağış olmayan bölgelere önerilir.
Bigerreau Napoleon: Geç mevsim, meyvesi kalp şeklinde, iri, 6.27 gram ağırlığında, donuk sarı zemin üzerine canlı karmin kırmızısı renkte, sert, gevrek, sulu ve kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %4 oranında meyve çatlaması yapar.
Bigerreau Gaucher: Geç mevsim, meyvesi yuvarlak kalp şeklinde, iri, 6.25 gram ağırlığında, hemen hemen siyaha yakın, oldukça koyu kırmızı renkli, sert gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağacı verimli olup, %1 oranında meyve çatlaması yapar.
Noble: Geç mevsim, meyvesi kalp şeklinde, çok iri, 7.41 gram ağırlığında, koyu morumsu ve hemen hemen siyaha yakın renkli, çok sert, gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları orta derecede verimli olup, %5 oranında meyve çatlaması yapar.
Bella di Pistoia: Geç mevsim, meyvesi yuvarlakça, iri, 6.11 gram ağırlığında, parlak sarı zemin üzeri pembemsi kırmızı renkli, çok sert, gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %3 oranında meyve çatlaması yapar. Sanayi çeşidi olarak da kullanılabilir.
Karabodur: Çok geççi, meyvesi genişçe-kalp şeklinde, çok iri 7.46 gram ağırlığında, parlak sarı zemin üzeri kırmızımsı pembe renkli, sert, sulu, az lifli ve kalitelidir. Ağaçları orta derecede verimli olup, %8 oranda meyve çatlaması yapar.
Merton Marvel: Çok geççi, meyvesi yuvarlakça-kalp şeklinde, iri, 6.23 gram ağırlığında koyu kırmızı-morumsu renkli, çok sert, gevrek, sulu ve çok iyi kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %3 oranında meyve çatlaması yapar.
Karagevrek: Çok geççi meyvesi fıçı şekilli-hafif konik, çok iri, 7.78 gram ağırlığında, koyu morumsu-kırmızı renkli, sert, gevrek, çok sulu ve kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %11 oranında meyve çatlaması yapar.
0900 Ziraat: Çok geççi, meyvesi geniş kalp şeklinde, çok iri, 8.18 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkli, çok sert, gevrek, sulu ve çok kalitelidir. Ağaçları verimli olup hiç meyve çatlaması yapmaz, ülkemizde çok yaygın olup “Napolyon” diye de tanınır.
Lambert: Çok geççi, meyvesi kalp şeklinde, çok iri, 7.6 gram ağırlığında, parlak koyu kırmızı renkli, çok sert, gevrek ve çok iyi kalitelidir. Ağaçları çok verimli ve %18 oranında meyve çatlaması yapar. Bu bakımdan olgunluğa yakın dönemde yağış olmayan bölgelerde önerilir.
Merton Late: Çok geççi, meyvesi yuvarlakça, iri, 5.76 gram ağırlığında, donuk sarı zemin üzeri parlak pembemsi-kırmızı renkli, sert, gevrek sulu ve kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, %4 oranında meyve çatlaması yapar.
Bu çeşitler dışında yeni çeşitlerin (Star, Sunburst, Summit, Belge, Noir de Meched, Fercer-Arcina, Ferboulus, Celeste, Lapins, Sweetheart vb gibi) seçimi için çalışmalar devam etmektedir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine ya da Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsüne başvurulabilir.
Kiraz için sanayi çeşitleri
Beyaz kiraz,
Hacıömer Karası
Beyaz Ömeroğlu
Siyah Ömeroğlu
Akçilli
Üreticiye tavsiye edilen vişne çeşitleri
Montmorency: Geç mevsim, meyvesi yuvarlakça, orta iri, 4.62 gram ağırlığında, kırmızı renkli, orta sert, sulu ve kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, hiç meyve çatlaması yapmaz.
Kütahya (Seleksiyon No 1408, 1353, 1350): Çok geççi, meyvesi yuvarlak, çok iri, 6.79 gram ağırlığında, koyu morumsu-şarabi renkte, çok sert, çok sulu, az lifli ve çok iyi kalitelidir. Ağaçları çok verimli olup, hiç meyve çatlaması yapmaz.
KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ
Ülkemiz genelde kayısı yetiştiriciliğine çok uygun ekolojik şartlara sahiptir. Anadolu’daki kayısı kültürü çok eskiye dayanmaktadır. Yerli çeşitlerimizin karasal iklime uygun olmaları nedeniyle, iç bölgelerde daha çok yayılma alanı bulmuştur.
Ülkemiz dünya kayısı üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Bazı yıllar ülkemizin kayısı üretim miktarı, dünya üretiminin % 20’sine kadar yükselmektedir. Kayısı ağaç sayısı ve meyve üretimi yıldan yıla artış göstermesine karşın ağaç başına verim oldukça düşüktür. Kayısı, yaprağını döken meyve türleri içinde ilk çiçeklenen grupta yer aldığından, bazı yıllar ilkbahar geç donlarından oldukça etkilenmektedir. Bu nedenle üretimdeki artış istikrarlı değildir.
EKOLOJİK İSTEKLER
İklim
Yerli çeşitlerimiz genelde karasal iklime sahip bölgelere uygundur. Karasal iklimin yer aldığı alanlarda kışlar soğuk, yazlar kurak ve sıcak geçmekte, hava oransal nemi düşük olmaktadır. Yerli çeşitlerimiz yazın kuru hava, kışın ise uzun süreli soğuklama istemesi nedeniyle nemli ve daha ılıman bölgelere uygun değildirler. Bu çeşitlerin sahil kuşağında yetiştirilmeleri durumunda, hava neminin yüksek olması nedeniyle mantari hastalık sorunu daha yoğun olmaktadır. Ayrıca söz konusu yöreler daha ılıman olduğundan, ağaçlar yeterli soğuklamayı alamamaktadır. Bu durum tomurcuk silkmesine yol açmakta; verim ya hiç alınamamakta veya çok düşük olmaktadır. Bu konudaki bilgi eksikliği nedeniyle, özellikle bazı üreticilerin söz konusu çeşitlerle kurdukları bahçeler zamanla sökülmekte, yıllarca yapılan bakım ve masraflar boşa gitmektedir.
Soğuklama isteği oldukça yüksek olan yerli kayısı çeşitlerimizin meyveleri yüksek oranda şeker içerdiğinden genellikle kurutmalık olarak kullanılmaktadır. Örneğin Malatya ilinde yaygın olarak yetiştirilen Hacıhaliloğlu ve Kabaaşı çeşitlerinin meyveleri kurutmaya uygundur. Ancak Malatya’da Hasanbey ve Şekerpare çeşitleri kurutmalık ve sofralık olarak kullanılmakta, Iğdır’da yaygın olarak yetiştirilen Aprikoz (Şalak), taze tüketim için ülkemiz iç pazarında haklı bir üne sahip bulunmaktadır.
Son yıllarda yapılan birçok adaptasyon denemeleri ile nemli bölgelere uygun, mantari hastalıklara dayanıklı ve soğuklama isteği az, Avrupa grubu yabancı çeşitler, genelde turfanda üretimin yapılabileceği ekolojiye sahip Akdeniz ve Ege Bölgelerinde denenmiş ve iyi sonuçlar alınmıştır. Taze olarak tüketime ve ihracata uygun çeşitlerin söz konusu alanlarda yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu çeşitlerden bazıları Precoce de Tyrinthe, Bebeco, Canino, Joubert Foulon’dur.
Toprak
Toprak isteği, kullanılan anaca göre değişir. Ülkemizde kayısıya anaç olarak yine kayısı çöğürleri kullanıldığından söz konusu yetiştiricilikte istenen toprak tipi derin, geçirgen, su tutmayan, besin maddelerince zengin tınlı veya tınlı kireçli topraklardır. Derinliği az olan ve hemen altında sert kaya tabakası bulunan veya taşlı, kumlu topraklarda yetişen kayısılar küçük ve kalitesiz meyve oluştururlar.
Ağır, su tutan killi topraklar kayısılar için kesinlikle uygun değildir. Bu topraklarda kayısılarda zamklanma ve daha sonraki yıllarda zamansız ölüm meydana gelmektedir.
Kumlu topraklarda kayısı yetiştirilmesi düşünüldüğünde, kayısıya anaç olarak şeftali çöğürlerinin kullanılması daha kaliteli ürün alınması bakımından yararlı olabilir. Ayrıca ağır topraklarda yapılacak yetiştiricilik için de myrobalan (can erikleri) anaçlarının kullanılması tercih edilebilir. Ancak söz konusu anaçların kayısı ile aşı uyuşmazlığı gösterebileceği, bazı kayısı çeşitlerinin farklı anaçlarla uyuşmazlık bakımından farklılık gösterebileceği, bazılarının kabul edilebilir uyuşma sağlayabileceği unutulmamalıdır.
KAYISI BAHÇELERİNİN KURULMASI
Kayısılar erken çiçeklenen bir meyve türü olarak, ilkbahar geç donlarından oldukça etkilenmektedir. Bu nedenle ova, çukur ve don tehlikesi bulunan ırmak kenarlarında kayısı bahçesi kurulmamalıdır. Irmak kenarları, meyilli arazilerin alt tarafları ve çukur yerler, genelde soğuk hava ve sislerin çöktüğü yerler olduğundan, bu gibi yerlerden kaçınılmalıdır. Kayısılar bol ışıklı ve devamlı güneş gören alanları sevdiğinden, güneye bakan hafif meyilli alanlar kayısılar için çok uygundur. Fazla meyilli arazilerde teraslama yapılabilir.
Kayısı bahçesi kurulacak alanlar, ilkbaharda derin olarak birkaç kez sürülerek dikimin yapılacağı sonbahara kadar dinlendirilir. Dikimden önce dekara 2-3 ton yanmış çiftlik gübresi serpilerek karıştırılır. Özellikle ağır toprakların ıslahı ve organik maddece zenginleştirilmesi için organik gübrelerin kullanılması yararlıdır.
Fidanlar, kışları sert geçen yörelerde ilkbaharda dikilmelidir. Kış soğuklarının fazla olmadığı alanlarda sonbahar dikimi yapılmalıdır. Dikim sonbaharda yapılırsa, toprak sıcaklığının yeterli olması durumunda kök faaliyeti devam ederek fidanların toprağa tutunmaları daha kuvvetli olur. Bu nedenle yazın fidan gelişmesi hızlı olur, fidanlarda kuruma riski en aza iner.
KAYISI BAHÇELERİNİN BAKIMI
Toprak İşleme
Kayısı bahçelerinden yeterli verim elde etmek için toprak işleme, sulama, gübreleme ve budama işlemlerinin tekniğine uygun olarak yapılması gerekir. Geleneksel olarak bahçelerdeki yabancı ot mücadelesi, toprak işleme ile yapılmaktadır. Toprak işleme; toprağın havalandırılarak mikroorganizma faaliyetini artırmak, topraktaki bitki besin maddelerinin serbest kalarak bitki kökleri tarafından alınmasını kolaylaştırmak, verilen gübrelerin toprağa karışmasını sağlamak ve yağmur sularının toprak tarafından emilmesini kolaylaştırmak gibi yararlar sağlar. Bu amaçla, iklim bölgelerine göre ekim ve kasım aylarında toprak 15-20 cm derinliğinde pulluklarla sürülür. İlkbaharda 10-15 cm, yazın ise 8-10 cm derinliğinde diskaro, kültivatör, kazayağı veya rotovatör ile işlenir. Ancak, toprak işlemenin pulluk tabanı oluşumuna yol açtığı, toprağın yapısını bozduğu, bitki besin maddelerinin yoğun olarak bulunduğu üst tabakada köklerin gelişmesini engellediği ve pahalı bir işlem olduğu kabul edilmektedir.
Son yıllarda toprak işlemenin olumsuz yönleri dikkate alınarak, örtülü üretim sistemleri üzerinde durulmaktadır. Bu amaçla toprak işlemesiz ve yarı toprak işlemeli sistemler uygulanmaktadır. Toprak işlemesiz sistemde ağaç taç izdüşümleri veya sıra üzeri, yabancı ot ilaçları ile ilaçlanmakta, diğer alanlar otlu bırakılıp, otlar 15-20 cm olduğunda biçilmektedir. Yarı işlemeli sistemde ise, taç izdüşümleri yabancı ot ilaçları ile ilaçlanmakta, sıra arası ve sıra üzeri çapraz olarak işlenmektedir.
Toprak işlemesiz sistemde toprağın fiziksel özellikleri iyileşmekte, toprak organik maddece zenginleşmekte, buharlaşma ile su kaybı önlenmekte, doğal bitki örtüsü kullanıldığından bitki florası devamlı değişerek toprak yorgunluğu olmamakta, biyolojik hayat normal olduğundan, yararlı böcekler yaşama alanı bulmakta, toprak işleme masrafları daha az olmaktadır. Bu sistemin olumsuz yanları ise, yazın toprağın çatlaması ve dikkatsiz uygulamalarda ot öldürücü ilaçların yapmış oldukları zarardır. Özellikle kayısılarda ot öldürücü ilaçların dikimden sonra 5 yıl kullanılmaması gerekmektedir. Aksi durumda genç ağaçların gövdelerinde zararlanma, hatta ölüm meydana gelmektedir. Dikimden sonra ilk yıllarda ot öldürücü ilaçların kullanılması gerekiyorsa, ağaç taç altında, çapı en az 1-1.5 m olan bir alanın çapalanarak ot mücadelesi yapılması, sıra üzerindeki diğer alanın ot öldürücülerle ilaçlanması önerilebilir.
Budama ve Terbiye Şekilleri
Kayısılar dikimden sonraki ilk yıllarda belirli bir şeklin kazandırılması amacıyla, kuvvetli olarak budanabilirler. Meyveye yatan ağaçlarda dallanma daha az olduğundan, giderek budama şiddeti azaltılmalıdır. Genellikle birçok çeşitte ürünün hemen tamamı bir yıllık sürgünlerden alınsa da, ağaçlar yaşlandığında spurların ve kısa dalcıkların önemi artar. Eğer verim, iyi meyvenin alındığı spurlardan sağlanıyorsa, meyve veren dallarda yenileştirmek amacıyla 2-3 yılda bir %25 oranında uç alma yapılmalıdır.
Yapılan çalışmalar, kayısıda kışın yapılacak budamanın bazı mantari hastalıklara yol açabileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca zamklanma da önemli bir sorundur. Bu nedenle, hasattan sonra yapılacak yaz budaması tercih edilmelidir. Budamada kesilen kalın dallardan dolayı, ağaçta açılan yaraların aşı macunu veya uygun bir maddeyle kapatılması enfeksiyona karşı etkili olduğu gibi yaranın daha çabuk iyileşmesini sağlayacaktır.
Geleneksel olarak kayısılarda dikim mesafesi, 6x6 veya 7x7 m olarak uygulanmaktadır. Bu dikim mesafesi uygulandığında, çoğunlukla ortası açık goble sistemi kullanılmaktadır. Ancak, ortası açık goble sisteminde ilerideki yıllarda olabilecek ağır ürün yüklemesinde, ana dallarda gövdeden ayrılma sonucu, ağaçlarda geriye dönüşü olmayan büyük yaralar açılmaktadır. Bu nedenle, ortada bir lider dal bırakılarak gövdeden ayrılan dalların mümkün olduğunca geniş açılı olması sağlanmalıdır. Bu durumda ana dallar, gövdeyle daha kuvvetli bir bağlantı kurmaktadır.
Son yıllarda daha kısa mesafeler kullanılarak, sık dikim üzerinde durulmaktadır. Sık dikimle ilgili olarak birçok araştırma yapılmıştır. Ancak çok yoğun dikimde birim alandan alınan verim artmasına karşın, kalitede düşüş meydana gelmiştir. Sık dikim uygulamalarından biri olan Tatura sistemi, birçok yönden tatmin edici olup 1.20, 1.35, 1.50 x 6.00 m sıra arası ve sıra üzeri mesafelerinde yaklaşık 110-140 ağaç/da’lık bir dikim sıklığı vermektedir. Bu sistemde gövdeden 60o’lik bir açıyla ayrılan V şeklinde iki yatay ana dal oluşturarak, güneş ışınlarından en üst düzeyde yararlanılması amaçlanmaktadır. İtalya’da yapılan çalışmalarda kayısı yetiştirilen alanlarda bu terbiye sisteminin kullanılmasıyla verimli ve kaliteli ürün elde edilmiştir. Plastik seralarda ise bu sistemle 15-20 gün erkencilik sağlanmıştır. Bu sistemin oluşturulmasında, iskeleti oluşturan ve genellikle demirden yapılan direkler ve bu direkler arasına çekilen teller nedeniyle ilk tesis masrafı yüksektir.
Sulama
Ülkemizde kayısı bahçeleri genelde salma sulama ile sulanmakta, su ağaç tacı altında açılan çanağa verilmektedir. Ancak suyun gövde ile temas etmesini önlemek amacıyla gövde çevresine çapı 50-60 cm olan bir set yapılmalıdır. Salma sulama çok fazla su tüketimine neden olmakta, fazla işgücü gerektirmektedir.
Son yıllarda kayısı bahçelerinde damla sulama sisteminin yaygınlaşmasıyla ağaçların daha erken meyveye yattıkları, daha verimli oldukları ve daha kaliteli ürün verdikleri belirlenmiştir. Kayısıların sulanmasında kullanılan diğer etkili yöntem, yağmurlama sulama sistemidir. Sulama köklerin yapısını değiştirme eğilimindedir. Damla sulama sisteminde sulanan kısmın yüzeysel olması nedeniyle, kökler de yüzeysel gelişmektedir. Yağmurlama sulama sistemiyle sulanan arazilerde kökler daha derinlere gitmekte ve toprağın daha büyük bir bölümüne dağılmaktadır. Bu nedenle, işletmenin imkanları ve yapılacak toprak işleme durumuna göre sulama sisteminin seçilmesi önem arz etmektedir.
Kayısıda uygulanacak sulama sayısından çok, sulama zamanının önemli olduğu belirlenmiştir. Çağlaların büyüme döneminde (gerekiyorsa), hasattan 10-15 gün önce ve hasattan sonra, ağustos ayında, kurak geçerse eylül ayında sulama yapılması ağaçların sağlığını, ürünün kalitesini ve gelecek yılın verimini olumlu yönde etkileyecektir.
Gübreleme
Gübreleme, yüksek verim ve iyi meyve kalitesi için kesinlikle gereklidir. Gübreleme ile toprakta eksikliği bulunan veya kayısının daha çok ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin toprağa kazandırılması amaçlanır. Kayısıların beslenmesinde sırasıyla potasyum, azot, fosfor ve kalsiyum özel bir yer tutar. Bunlar, makro besin maddeleri olarak bilinirler. Ağaçların düzenli bir yaşantı sürmesi için çok az miktarlarda alması gerekli olan ve mikro besin maddeleri olarak adlandırılan diğer elementlerin de bitki bünyesine alınması gereklidir.
Toprakta eksikliği bulunan veya kayısı ağaçlarının verimini doğrudan etkileyen besin maddeleri, zamanında ve tekniğine uygun olarak verilmelidir. Makro besin maddelerinin toprağa, mikro besin maddelerinin ihtiyaç halinde yaprak gübresi şeklinde verilmesi en ekonomik yararı sağlar. Yeni kurulan kayısı bahçelerinde toprak analizi yapılıp, ona göre bir gübreleme programı hazırlanmalıdır.
Kayısı bahçelerine her üç yılda bir, dekar başına 3 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi çok yararlıdır. Zira bu gübre makro ve mikro besin maddelerini kombine olarak taşıdığı gibi, içerdiği organik madde sayesinde toprağın fiziksel özelliklerini iyileştirir. Yapay gübrelerden yalnız azot içerenler, ağaç taç alanı altındaki toprak yüzeyine serpilerek toprağa karıştırılır. Gübreden yararlanan kılcal kökler, gövdenin çok yakın çevresinde daha az olduğu için, özellikle bu alana azotlu gübre vermemek daha yararlı olur. Fosfor ve potasyumlu gübreler ise taç izdüşümü çizgisindeki kısımda açılan 8-10 adet 10-15 cm derinliğindeki çukurlara veya hendeğe verilerek üzeri toprakla örtülür.
Meyve ağaçlarının gübreden istenilen şekilde yararlanması için, uygulama zamanının iyi tespit edilmesi gerekir. Azotlu gübrelerin bir defada verilmeyip, gerekli miktarın 2/3’ünün erken ilkbaharda ve kalan miktarın mayıs ayı ortasında verilmesi yararlıdır. Fosforlu ve potasyumlu gübreler, sonbaharda veya mart ayında bir defada uygulanmalıdır. Mikro besin elementleri ise, yaprakların tam büyüklüğünü almasından sonra, yaprak gübresi şeklinde tarımsal mücadele ilaçlarına karıştırılarak veya yalnız verilmelidir. Gerekiyorsa birkaç uygulama yapılabilir.
Meyve Seyreltme
Kayısıda meyve seyreltmesi; uygun meyve büyüklüğü, olgunlaşmada bir örneklilik ve üretimde kararlılığın sağlanması bakımından önemlidir. Tam çiçeklenmeden 20-30 gün sonra elle yapılan meyve seyreltmesi ile meyve ağırlığında % 36’lık bir artışın sağlandığı araştırmalarla belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra yapılan uygulamalar iyi sonuç vermemiştir. Ancak elle yapılan seyreltme, işgücü ve maliyette artışa neden olmuştur. Meyve seyreltmesi için kullanılan bitki büyüme düzenleyicilerin (hormon) genelde tatmin edici sonuç vermedikleri, sarsma yöntemiyle uygulanan seyreltmenin bir örneklilik sağlamadığı tespit edilmiştir.
HASAT
Ürünün hasattan sonra ulaşabileceği en son kalite değerinin elde edileceği tarih, en uygun hasat zamanıdır. Doğru hasat zamanının belirlenmesinde kullanılan meyve zemin rengi, meyve eti sertliği, suda eriyebilir kuru madde miktarı ve asitlik değerleri gibi birçok kıstas vardır. Genellikle meyveler, zemin renginin 3/4 oranında sarı-yeşile dönüştüğü zamanda hasat edilirler. Bu durumdaki meyveler ticari açıdan olgun olarak kabul edilirler. Ancak tüketicinin isteği, yerel alışkanlıklar ve tüketicinin damak zevkine göre hasat tarihinin erkene alınması veya geciktirilmesi söz konusudur.
Sofralık taze tüketim için yapılan üretimde hasat elle yapılmakta ve çok fazla işgücüne gerek duyulmaktadır. Bu durumda maharetli bir işçi, saatte ortalama 50-55 kg ürün toplamaktadır. Bodur taçlandırılmış veya Tatura sistemi uygulanmış ağaçların hasadında harcanan süre önemli ölçüde azalmıştır. Her durumda hasat pahalı olmakta ve toplam ürün maliyetinin % 30’unu oluşturmaktadır.
İşleme ve kurutmalık üretimde elle hasat yerine, dallar uygun örtüler üzerine silkelenerek veya makineli hasat yapılarak maliyetin düşük tutulmasına çalışılmaktadır.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİ
Şeftali yetiştiriciliği dünyanın her iki yarım küresinde ve ülkemizin hemen hemen her yerinde çok eski yıllardan beri yapılmaktadır. Çok erkenciden, geç çeşitlere kadar yılın beş ayı pazara taze şeftali sevk etmek mümkündür. Taze olarak tüketildiği gibi meyve suyu konsantresi, pulp olarak ve derin dondurucu ile uzun süre muhafaza etmek mümkündür. Ayrıca şeftali reçel, marmelât ve kurutulmuş olarak da tüketilmektedir.
İKLİM İSTEKLERİ
Şeftali, değişik iklim şartlarına uyabilen meyve türlerinden biridir. Ekvatorun güney ve kuzeyinde 24-25 enlem dereceleri arasında yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ülkemizde sıcak iklim Akdeniz ve Ege Bölgesi, mutedil Marmara Bölgesi ve soğuk iklime sahip Doğu Anadolu Bölgesinde yetiştiriciliği yapılmaktadır. Şeftali yetiştiriciliğinde düşük kış sıcaklıkları, çeşidin kış soğuklama ihtiyacı, ilkbahar donları ve düşük yaz sıcaklıkları önem kazanmaktadır. Kış sıcaklığının –18 oC –20 oC ye düştüğü yerlerde gözler ve sürgünler donar. Sıcaklık –250C’ye düştüğünde ağaçlar donar. Çeşitlerin kış soğuklama istekleri 250 saat ile 1250 saat arasında değişmektedir. Çeşitler kış soğuklama ihtiyacını tamamlayamadığında çiçek tomurcukları silker, ilkbaharda çiçeklenme gecikir ve düzensiz olur. Şeftali, erken çiçek açan meyve türlerinden biridir. Çiçekler açıldıktan sonra meydana gelen ilkbahar geç donlarından çok zarar görürler. Yaz sıcaklığının düşük olduğu bölgelerde meyvelerin olgunlaşması gecikir ve meyve kalitesi düşer.
TOPRAK İSTEKLERİ
Şeftali için toprak isteği söz konusu olunca, üzerine aşılı olduğu anacın isteği göz önüne alınmalıdır. Şeftali, süzek, kumlu tınlı, milli, çakıllı, derin ve çabuk ısınan alüvyal toprakları sever. Toprak pHsı 6-7 arasında olması gerekir. Kumlu topraklarda yeterli sulama ve iyi gübreleme ile şeftali yetiştirilebilir. Ağır, nemli ve soğuk olan killi topraklarda yetişen ağaçların sürgünleri iyi pişkinleşmediğinden, kış soğuklarından zarar görerek zamklanma başlar.
MEYVE SEYRELTME
Şeftali ağaçlarında meyve tutumu genellikle fazladır. Bu meyveler olgunluğa kadar ağaçta kalırsa irileşmez. Dal kırılmaları, sürgünlerin yeteri kadar pişkinleşmemesi nedeniyle kış aylarında don zararı ve gelecek yıl meyve miktarında azalma görülür. Seyreltme masraflarının, meyve kalitesinin artması ile elde edilecek fiyat farklarını karşılaması gerekir.
Şeftali ağaçlarında iki seyreltme metodu uygulanır.
Kimyasal maddelerle seyreltme: Dinitro bileşikleri kullanılır. Araştırma kuruluşlarında yapılan denemelerde Selinon Powders, 100 litre suya 60-100 gram olarak %80-85 çiçekler açılınca kullanılmıştır. Çiçeklerde stil tepesini yakmak suretiyle seyreltme yapar. İlaçlamadan sonra yağış ve sıcaklığın düşmesi veya yükselmesi, yakıcı etkisini arttırır.
Gibberellik asitin 150 ppm’lik konsantrasyonları Temmuz ve Ağustos aylarında ağaçlara pülverize edilmek suretiyle, meyve seyreltmesi ve çiçeklenmeyi geciktirme etkisi elde edilmiştir. Gibberellik asitle yapılacak meyve seyreltmesinde, seyreltme miktarını bir yıl önceden tespit etme güçlüğü vardır.
El ile seyreltme: Eskiden beri uygulanan en iyi metottur. Meyve çekirdeği sertleşmeden yapılmalıdır. Seyreltme 15-20 cm ‘de bir ve her meyveye 40-60 yaprak düşecek biçimde yapılmalıdır. Son yıllarda işçi ücretlerinin artması ve işçi temininde karşılaşılan güçlükler, kimyasal maddelerle meyve seyreltmesinin önemini arttırmıştır.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Şeftali çeşitleri J. H. Hale çeşidi hariç kendine verimlidir. Bu nedenle ayrıca bir tozlayıcıya gerek yoktur. J. H. Hale çeşidi bazı yıllar çiçek tozu kısırlığı gösterdiğinden, bu çeşit ile bahçe kurarken diğer çeşitlerden biri dölleyici olarak dikilmelidir.
ÇEŞİTLER
Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından denemeleri yapılan ve tavsiye edilen sofralık şeftali ve nektarın çeşitleri ile sanayie uygun çeşitler, erken olgunlaşan çeşitlerden geççi çeşitlere doğru aşağıda sıralanmıştır:
Sofralık Şeftali Çeşitleri
Springtime: ABD Kaliforniya orijinli, yarı dik ve orta kuvvetle gelişir, verimlidir. Meyve sarı zemin üzerine, bir tarafı kırmızı renkli, meyve eti beyaz, tatlı ve çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 90 g. ağırlıkta basık meyveli ve sofralık bir çeşittir. Redhaven’den 34 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 650 saattir. Sahil dışında Akdeniz ve Marmara bölgesine tavsiye edilir.
Precocissima: Dik ve çok kuvvetli gelişir, verimlidir. Meyve yeşilimsi sarı zemin üzerine koyu kırmızı renktedir. Meyve eti yeşilimsi beyaz, orta sulu, az ekşi, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 100 g ağırlıkta, basık meyveli ve sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 32 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Ege, Marmara, Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerine önerilir.
Early Red: Beltsville, Maryland orijinlidir. Ağacı yaygın ve çok kuvvetli gelişir. Oldukça verimlidir. Meyve rengi sarı zemin üzerine parçalı kırmızıdır. Meyve eti sarı, ince dokulu, tatlı lezzetli, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama ağırlığı 125 g meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 25 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Ege, Marmara, Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri için tavsiye edilir.
Blazing Gold: ABD Kaliforniya orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi koyu sarı zemin üzerine akıtmalı kırmızı renkte, meyve eti sarı, ince dokulu tatlı, aromalı, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 143 g ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 20 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgelerine önerilir.
Merill Gem Free: ABD Kaliforniya orijinlidir, Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi, koyu sarı zemin üzerine akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, orta derecede sulu, aromalı, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 197 g ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 15 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. İlkbahar geç donlarına dayanıklıdır. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgelerine önerilir.
Cardinal: ABD Georgia orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi koyu sarı zemin üzerine sıvama kırmızı renkte, meyve eti sarı, ince dokulu, orta derecede sulu, tatlı, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 161 g ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 15 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 950 saattir. Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine tavsiye edilir.
Dixired: ABD Georgia orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi sarı zemin üzerine akıtmalı kırmızı renkte, meyve eti sarı, lifli orta derecede sulu, tatlı, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 175 g. ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 12 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 1000 saattir. Marmara, Ege ve Güney Doğu Bölgeleri için tavsiye edilir.
Starking Delicious: ABD Arkansas orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi sarımsı yeşil zemin üzerine parçalı açık kırmızı renkte, meyve eti sarı, orta derecede sulu, tatlı, çekirdek ete bağlıdır. Ortalama 184 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak-hafif uzunca, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 11 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Marmara ve Kuzey Geçit ve Güney Anadolu Bölgelerine önerilir.
Coronet: ABD Georgia orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyvesi sarı zemin üzerine sıvama açık kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu, az ekşi, aromalı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 156 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak, nakliyeye dayanıklı Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 4 gün önce olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama, ihtiyacı 750 saattir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgelerine tavsiye edilir.
Redhaven: ABD Michigan orijinlidir. Yarı dik ve orta kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyve sarı zemin üzerine akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, tatlı, aromalı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 185 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak nakliyeye dayanıklı Sofralık bir çeşittir. Yalova da Temmuz ortaların da olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 950 saattir. Ege, Marmara ,Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri için tavsiye edilir.
Washington: ABD Virginia orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Çok verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu, tatlı, aromalı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 208 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlaktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 7 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 950 saattir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgeleri için tavsiye edilir
Glohaven: ABD Michigan orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Oldukça verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine parçalı açık kırmızı, meyve eti sarı, sulu, lezzetli, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 153 g ağırlıkta, meyve şekli hafif basık, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 14 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Marmara, Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri için tavsiye edilir.
Redglobe: ABD orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyve sarı zemin üzerine parçalı kırmızı renkte, meyve eti sarı, az sulu, tatlı, aromalı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 215 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 15 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Ege ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerine önerilir.
Loring: ABD Missouri orijinlidir. Yarı dik ve orta kuvvette gelişir. Verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine parçalı açık kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu, tatlı, lezzetli, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 205 g ağırlıkta, meyve şekli beyzi, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 17 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgelerine önerilir.
Madison: ABD Virginia orijinlidir. Yaygın ve orta kuvvette gelişir. çok verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine sıvama koyu kırmızı, meyve eti sarı, sulu, tatlı, aromalı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 146 g ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 24 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgelerine tavsiye edilir.
Crest Haven: ABD orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. çok verimlidir. Meyve sarı zemin üzerine akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu, tatlı, lezzetli, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 248 g ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 26 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Ege, Marmara, Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerine önerilir.
Blake: ABD New Jersey orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine akıtmalı kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu tatlı, lezzetli, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 186 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 28 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 850 saattir. Ege, Marmara Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerine önerilir.
J. H. Hale: ABD Connecticut orijinlidir. Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyve sarı zemin üzerine sıvama koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu aromalı, çekirdek etten ayrı; nakliyeye dayanıklıdır. Ortalama 227 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 30 gün sonra olgunlaşır. Kendine kısırdır. Diğer tüm çeşitler dölleyici olarak kullanılabilir. Ege, Marmara, Kuzey Geçit ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerine önerilir.
Jefferson: Yarı dik ve kuvvetli gelişir. Verimlidir. Meyve, sarı zemin üzerine akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, orta derecede sulu, az lifli, az ekşimsi, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 151 g. ağırlıkta, meyve şekli basıktır. Sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 32 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. İlkbahar geç donlarına dayanır. Marmara ve Güney geçit bölgeleri için önerilir.
Shipper’s Late Red: ABD orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Çok verimlidir. Meyve, yeşilimsi sarı zemin üzerine akıtmalı kırmızı renkte, meyve eti sarı, sulu az ekşimsi, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 240 g ağırlıkta, meyve şekli yuvarlak, sofralık bir çeşittir. Redhaven çeşidinden 32 gün sonra olgunlaşır. Kendine verimlidir. Kış soğuklama süresi 850 saattir. Marmara ve Kuzey Geçit Bölgeleri için tavsiye edilir.
Rio Oso Gem: ABD Kaliforniya orijinlidir. Yaygın ve çok kuvvetli gelişir. Oldukça verimlidir. Meyve sarı zemin üstüne akıtmalı koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, orta derecede sulu, az ekşi, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 196 g ağırlıkta, meyve yuvarlak, nakliyeye dayanıklı, sofralık bir çeşittir. Redhavenden 34 gün sonra olgunlaşır, kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği 900 saattir. Marmara ve Kuzey geçit bölgelerine tavsiye edilir.
Monreo: ABD Virginia orijinlidir. Yaygın ve kuvvetli gelişir. Bol verimlidir. Meyve, sarı zemin üstüne sıvama koyu kırmızı renkte, meyve eti sarı, orta derecede sulu, tatlı, çekirdek etten ayrıdır. Ortalama 244 g ağırlıkta, meyvesi basık, nakliyeye dayanıklı, sofralık bir çeşittir. Redhavenden 45 gün sonra olgunlaşır, kendine verimlidir. Kış soğuklama isteği yüksektir. Marmara ve Kuzey geçit bölgelerine tavsiye edilir.
|